Skip to main content

Burun Akıntısı Neden Olur? Rengin Anlamı, Nedenleri ve Uyarı Bulguları

Burun akıntısı, burun mukozasının ürettiği salgının normalden fazla olması ya da normal miktardaki salgının dışarı akmasıdır. Sağlıklı bir burun her gün belirli miktarda mukus üretir; bu salgı havayı nemlendirir, toz ve mikropları tutar ve mukosiliyer sistem tarafından fark edilmeden yutulur. Akıntı, bu dengenin bozulduğu anlamına gelir.

Burun akıntısı hakkında en yaygın yanlış inanış rengiyle ilgilidir. Sarı ya da yeşil akıntının bakteriyel enfeksiyon anlamına geldiği ve antibiyotik gerektirdiği yaygın olarak kabul edilir — oysa bu doğru değildir. Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) ifadesiyle, renkli burun akıntısı viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında da sık görülür ve antibiyotik başlama endikasyonu değildir.

Bu rehber burun akıntısını beş açıdan ele alır: rengin gerçekte ne anlattığı, akıntının nedenleri, niteliğine göre ayırıcı tanı, tek taraflı akıntının neden ayrı değerlendirildiği ve acil başvuru gerektiren bulgular.

Burun Akıntısının Rengi Ne Anlatır?

Burun akıntısının rengi, enfeksiyonun viral mi bakteriyel mi olduğunu göstermez. Renk, bağışıklık sisteminin ne kadar aktif çalıştığını gösterir; hangi mikrobun sorumlu olduğunu değil. Bu ayrım, gereksiz antibiyotik kullanımının en yaygın nedenlerinden birini ortadan kaldırır.

Yeşil Rengin Kaynağı Bakteri Değildir

Akıntıya yeşil rengini veren madde, nötrofil adı verilen bağışıklık hücrelerinin salgıladığı miyeloperoksidaz enzimidir. Bu enzim demir içerir ve yoğunlaştığında salgıyı yeşile boyar.

Kritik nokta şudur: nötrofiller hem virüslere hem bakterilere karşı aynı şekilde harekete geçer. Yani yeşil renk, vücudun güçlü bir bağışıklık yanıtı verdiğini gösterir — bu yanıtın bir virüse mi bakteriye mi karşı olduğunu göstermez.

Rengin Gerçekten Anlattığı

Renk değişimi aslında hastalığın evresini gösterir. Tipik bir soğuk algınlığında akıntı ilk günlerde berrak ve suludur; üçüncü ve dördüncü günlerde bağışıklık hücreleri bölgeye yoğunlaştıkça koyulaşır, sarıya ve yeşile döner; iyileşme döneminde yeniden açılır. Bu tamamen normal bir seyirdir ve tek başına hiçbir tedavi değişikliği gerektirmez.

Antibiyotik Kararında Rengin Yeri Yoktur

Antibiyotik kararı akıntının rengine değil, belirtilerin süresine ve seyrine göre verilir. Amerikan Enfeksiyon Hastalıkları Derneği kılavuzu, akut bakteriyel rinosinüzit tanısı için üç ölçütten en az birinin karşılanmasını şart koşar:

  1. Belirtilerin 10 gün veya daha uzun sürmesi ve bu süre boyunca hiç düzelme görülmemesi.
  2. Şiddetli belirtiler: 39 °C ve üzerinde ateş ile pürülan burun akıntısı ya da yüz ağrısının hastalığın başında art arda 3–4 gün sürmesi.
  3. Düzelme sonrası kötüleşme: 5–6 gün süren ve düzelmeye başlamış bir viral enfeksiyonun ardından yeni ateş, baş ağrısı ya da artan akıntı ortaya çıkması.

Üç günlük yeşil akıntı bu ölçütlerin hiçbirini karşılamaz. On günü aşan ve düzelme göstermeyen akıntı ise rengi ne olursa olsun değerlendirilmelidir.

Burun Akıntısı Neden Olur?

Burun akıntısının en sık iki nedeni üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik reaksiyonlardır. Bunları alerjik olmayan rinit, sinüzit, ilaç kaynaklı tablolar ve hormonal değişimler izler. Nedeni daraltmanın en pratik yolu üç soruyu yanıtlamaktır: akıntı ne kadar süredir var, nasıl bir kıvamda ve tek taraflı mı?

Viral Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu

En sık nedendir. Akıntı sulu ya da mukoid kıvamdadır; boğaz ağrısı, halsizlik ve burun mukozasında kızarıklık eşlik eder. Belirtiler üçüncü günde en şiddetli halini alır ve on gün içinde geriler. Erişkinlerde viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının yalnızca %0,5 ile %2‘si bakteriyel sinüzitle komplike olur.

Alerjik Rinit

Alerjik rinitte akıntı berrak ve suludur; hapşırık, burun ve damak kaşıntısı ile gözlerde sulanma ve kaşıntı eşlik eder. Muayenede burun mukozası soluk ve ödemli görünür — özellikle alt konkalar. Belirtiler mevsimsel olabilir ya da belirli bir alerjene maruziyetle ortaya çıkar. Sinüzit ve mevsimsel alerji ilişkisi bu grupta önemlidir.

Alerjik Olmayan (Vazomotor) Rinit

Vazomotor rinitte tekrarlayan sulu akıntı ve hapşırık görülür, ancak belirlenebilir bir alerjen yoktur. Muayenede mukoza kırmızı ve ödemlidir. Keskin kokular, sigara dumanı, ani sıcaklık değişimleri ve baharatlı yiyecekler tetikleyici olabilir. Bu grubu alerjik rinitten ayıran özellik kaşıntının bulunmaması ve antihistaminiklere yanıt vermemesidir.

Akut ve Kronik Sinüzit

Sinüzitte akıntı mukopürülan kıvamdadır ve sıklıkla tek taraflıdır. Burun mukozası kırmızıdır; yüzde ağrı ya da baş ağrısı eşlik edebilir ve bu ağrı çoğunlukla pozisyonla değişir. Ağızda kötü ya da metalik bir tat, maksiller veya frontal sinüs üzerinde kızarıklık ve hassasiyet diğer bulgulardır. Ayrıntılar için sinüzit belirtileri rehberine bakabilirsiniz.

İlaç Kaynaklı Tablolar

Burun açıcı spreylerin 3–5 günden uzun kullanımı, sprey etkisi geçtiğinde tıkanıklığın daha şiddetli dönmesine yol açabilir. Muayenede mukoza soluk ve belirgin şekilde şişkindir. Bu tablo çoğunlukla asıl hastalığın devamı sanılır, oysa uzun süreli tedavinin sonucudur. Ayrıntılar için burun tıkanıklığı rehberine bakabilirsiniz.

Hormonal Nedenler

Gebelikte östrojen ve progesteron artışı burun mukozasında ödem ve damar genişlemesi yaratır; gebelik riniti gebeliklerin yaklaşık %20 ile %30‘unda görülür. Tiroit bezi az çalışan kişilerde de burun belirtileri ortaya çıkabilir.

Akıntının Niteliği Hangi Nedeni Düşündürür?

Akıntının kıvamı, eşlik eden bulgular ve tek taraflı olup olmaması, rengin tek başına verdiğinden çok daha fazla bilgi verir. Aşağıdaki tablo bu ipuçlarını bir arada gösterir.

Akıntının niteliğiEşlik eden bulgularDüşündürdüğü
Sulu, mukoidBoğaz ağrısı, halsizlik, kırmızı mukozaViral üst solunum yolu enfeksiyonu
Berrak, suluHapşırık, kaşıntı, gözlerde sulanma, soluk ödemli mukozaAlerjik rinit
Tekrarlayan suluHapşırık, kırmızı ödemli mukoza, tetikleyici yokVazomotor rinit
Mukopürülan, sıklıkla tek taraflıYüz ağrısı, kötü veya metalik tat, kızarık mukozaAkut sinüzit
Kabuklanma ile birlikte, kötü kokuluBurun yolları açık, mukoza incelmişAtrofik rinit
Tek taraflı, kötü kokulu, bazen kanlıÇocuk hastaBurunda yabancı cisim
Tek taraflı, berrak, suluBaş ağrısı, pozisyonla artma, tuzlu tatBeyin omurilik sıvısı kaçağı

Bu tabloda dikkat edilmesi gereken örüntü şudur: tek taraflılık, satırların yarısında yer alır ve her birinde ayrı bir inceleme gerektirir.

Tek Taraflı Burun Akıntısı Neden Ayrı Değerlendirilir?

Tek taraflı burun akıntısı — özellikle pürülan ya da kanlı ise — burun akıntısındaki en önemli uyarı bulgusudur. İki taraflı akıntı çoğunlukla sistemik bir nedene (enfeksiyon, alerji) bağlıdır. Tek taraflı akıntı ise o burun deliğine özgü bir soruna işaret eder ve mutlaka endoskopik olarak incelenmelidir.

Çocuklarda Yabancı Cisim

Çocuklarda tek taraflı, kötü kokulu, bazen kanla karışık pürülan akıntı, aksi kanıtlanana kadar burunda yabancı cisim olarak değerlendirilir. Bu ayrıntı kritiktir: ailelerin dörtte üçünde çocuğun buruna bir şey soktuğuna dair bir gözlem yoktur — vakaların yaklaşık dörtte biri tesadüfen saptanır. Yani “böyle bir şey olmadı” demek yabancı cismi dışlamaz.

Aynı taraftaki baş ağrısı, kanlı akıntı ve küçük çocuklarda yalnızca huzursuzluk eşlik edebilir. Tanı ve çıkarma işlemi kulak burun boğaz uzmanı tarafından yapılır; evde çıkarmaya çalışmak cismi daha derine itebilir.

Erişkinde Tek Taraflı Pürülan veya Kanlı Akıntı

Erişkinde tek taraflı ve ısrarcı akıntı, tek taraflı sinüzit, diş kaynaklı enfeksiyon, nazal polip ya da daha nadir olarak bir kitleyi düşündürür. Tek taraflı kanlı akıntı bu grupta en dikkat gerektiren bulgudur ve endoskopik değerlendirme ile görüntüleme gerektirir.

Berrak ve Tek Taraflı Akıntı BOS Sızıntısı Olabilir mi?

Tek taraflı, berrak ve sulu bir burun akıntısı, nadiren beyin omurilik sıvısı (BOS) kaçağının belirtisi olabilir. Bu tabloda kafa tabanındaki bir açıklıktan beyin omurilik sıvısı burun boşluğuna sızar. Nadirdir, ancak menenjit riski taşıdığı için gözden kaçırılmaması gerekir.

Şüphe Uyandıran Bulgular

BOS kaçağını düşündüren bulgular şunlardır:

  • Tek taraflı, berrak ve su gibi akıntı — mukus kıvamında değildir.
  • Pozisyonla değişme — öne eğilmekle, ıkınmakla ve başı aşağı almakla belirgin şekilde artar.
  • Kafa travması öyküsü — özellikle travmadan sonra başlayan akıntıda şüphe yüksektir.
  • Israrcı baş ağrısı.
  • Boğazın arkasında tuzlu ya da metalik tat — geniz akıntısı şeklinde iniyorsa.

Kaçak her zaman travmaya bağlı değildir. Kendiliğinden ortaya çıkan biçimi, tipik olarak 40’lı yaşlardaki obez kadınlarda, kafa içi basıncın idiyopatik olarak artmasına ikincil gelişebilir.

Doğrulama Yöntemi: Beta-2 Transferrin

Halka ya da çift halka belirtisi olarak bilinen, akıntının gazlı bez üzerinde iki halka bırakması yöntemi klasik olarak tarif edilir, ancak güvenilir değildir: kanla karışan tuzlu su, gözyaşı ve normal burun akıntısı da benzer bir görüntü verebilir.

Doğrulama için kullanılan yöntem beta-2 transferrin testidir. Bu protein neredeyse yalnızca beyin omurilik sıvısında bulunur; duyarlılığı ve özgüllüğü yüksektir ve tercih edilen testtir. Şüphe durumunda akıntıdan alınan örnek bu test için gönderilir.

Geniz Akıntısı ile Burun Akıntısı Arasındaki Fark Nedir?

Fark, salgının hangi yöne aktığıdır. Burun deliklerinden öne doğru akan salgıya ön akıntı, boğazın arkasından aşağı inen salgıya geniz akıntısı (postnazal akıntı) denir. Salgının kaynağı ve nedenleri çoğunlukla aynıdır; yalnızca izlediği yol farklıdır.

Geniz akıntısı boğazda sürekli bir tahriş ve boğaz temizleme ihtiyacı yaratır. Öksürük özellikle geceleri artar, çünkü yatar pozisyonda salgı doğrudan gırtlağa iner. Sinüzitte, özellikle arka gruptaki sinüslerin tutulduğu tablolarda akıntı ağırlıklı olarak geniz yoluyla ilerler ve hasta burun akıntısı olduğunu fark etmeyebilir.

Burun Akıntısı Ne Kadar Sürerse Doktora Başvurmalısınız?

Düzelme göstermeden on günü aşan burun akıntısı hekim değerlendirmesi gerektirir. Süre, rengin aksine gerçekten bilgi veren bir ölçüttür.

  • 10 günden kısa, düzelme yönünde: Tipik viral seyir. Destekleyici bakım yeterlidir.
  • 10 günü aşan ya da 5. günden sonra kötüleşen: Post-viral akut rinosinüzit sınırıdır; değerlendirme gerekir.
  • 12 hafta ve üzeri: Kronik rinit ya da kronik rinosinüzit tanımına girer; altta yatan neden araştırılmalıdır.

Çocuklarda on günü aşan pürülan akıntıya halsizlik ve öksürük eşlik ediyorsa ve yabancı cisim dışlanmışsa akut bakteriyel sinüzit düşünülür.

Burun Akıntısı Nasıl Azaltılır?

Burun akıntısında tedavi, akıntıyı durdurmaya değil nedenine yöneliktir. Viral kaynaklı akıntıda destekleyici bakım yeterlidir; alerjik akıntıda alerji tedavisi, ilaç kaynaklı tabloda ise sorumlu spreyin bırakılması gerekir.

Tuzlu Su ile Burun Yıkama

Tuzlu su irrigasyonu salgıyı inceltir ve mukoza yüzeyindeki alerjenleri temizler. Cochrane sistematik incelemesinde (Chong ve arkadaşları, 2016) günlük yüksek hacimli (150 ml) hipertonik tuzlu su irrigasyonu, üçüncü ayda hastalığa özgü yaşam kalitesi puanında ortalama 6,3 puanlık, altıncı ayda 13,5 puanlık iyileşme sağlamıştır. Aynı inceleme kanıt kalitesinin düşük olduğunu ve düşük hacimli (5 ml) nebülize tuzlu su spreyinin nazal kortikosteroide üstünlük göstermediğini kaydeder. Uygulama günde 2–3 kez yapılır.

Nazal Kortikosteroid Spreyler

Nazal kortikosteroidler mukozadaki iltihabı azaltarak hem akıntıyı hem tıkanıklığı hafifletir. Alerjik rinit, vazomotor rinit ve nazal polipli kronik rinosinüzitte ilk sırada yer alır. Etkinin 12 saat içinde başladığı, en yüksek yarar için günler süren düzenli kullanım gerektiği gösterilmiştir.

Antihistaminikler

Antihistaminikler alerjik akıntıda etkilidir; kaşıntı, hapşırık ve sulu akıntıyı azaltırlar. Alerjik zemin yoksa yarar sağlamazlar. İkinci kuşak antihistaminikler uyku hali yapma eğilimi açısından daha uygundur.

Ortam Havası ve Sıvı Alımı

Ortam havasının nemlendirilmesi mukozanın kurumasını önler. Yeterli sıvı alımı salgının akıcılığını korur ve geniz akıntısının boğazda birikmesini azaltır.

Dekonjestan Spreylerde Süre Sınırı

Burun açıcı spreyler kısa sürede rahatlama sağlar, ancak kullanımı 5–7 günle sınırlandırılmalıdır. Daha uzun kullanım rebound tıkanıklığa yol açabilir.

Çocuklarda Burun Akıntısı Nasıl Yönetilir?

Çocuklarda burun akıntısı yönetiminin temeli tuzlu su ve aspirasyondur; ilaç seçenekleri yaşa göre kısıtlıdır. Küçük çocuklarda tuzlu su damla ya da sprey uygulandıktan sonra burun aspiratörüyle salgının nazikçe alınması, özellikle beslenme öncesinde rahatlama sağlar.

Yaş sınırları konusunda iki kural önemlidir: antihistaminikler 2 yaşın altındakiçocuklarda, burun açıcı ilaçlar ise 6 yaşın altındaki çocuklarda önerilmez.

Çocukta tek taraflı ve kötü kokulu akıntı gördüğünüzde önceliğiniz ilaç değil, kulak burun boğaz muayenesi olmalıdır — bu tablo yabancı cismi düşündürür.

Hangi Burun Akıntısı Bulguları Acil Değerlendirme Gerektirir?

Tek taraflı pürülan ya da kanlı akıntı ve yüzde ağrı-hassasiyet, burun akıntısında öne çıkan iki uyarı bulgusudur. Bunlara ek olarak aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurmanız gerekir:

  • Tek taraflı, kötü kokulu akıntı — özellikle çocukta; yabancı cisim açısından değerlendirilmelidir.
  • Tek taraflı berrak, sulu ve pozisyonla artan akıntı — özellikle kafa travması sonrasında; BOS kaçağı açısından incelenmelidir.
  • Göz çevresinde şişlik ve kızarıklık, görmede değişiklik.
  • Ense sertliği, bilinç bulanıklığı, şiddetli baş ağrısı ile birlikte yüksek ateş.
  • Şeker hastalığı ya da bağışıklık baskılanması olan kişilerde hızla ilerleyen belirtiler — bu grupta invaziv mantar enfeksiyonu riski nedeniyle erken değerlendirme gerekir.

Burun Akıntısında Nasodren® Nasıl Bir Rol Oynar?

Nasodren®, %100 doğal siklamen (Cyclamen europaeum) özütü içeren, sinüslerin doğal boşalım mekanizmasını destekleyen bir burun spreyidir.Hartington Pharmaceutical tarafından üretilir ve CE 0051 belgeli Sınıf IIA tıbbi cihaz olarak sınıflandırılır. Antibiyotik, kortikosteroid ya da antihistaminik değildir.

Burada bir noktanın açıkça belirtilmesi gerekir: Nasodren® akıntıyı kesen bir ürün değildir. Etki mekanizması tam tersine, sinüslerde biriken salgının boşalmasını sağlayacak şekilde geçici olarak bol sulu bir akıntı başlatmaktır. Bu nedenle akıntının kendisinden şikâyetçiyseniz ve tabloda sinüs tıkanıklığı yoksa, bu ürün sizin şikâyetinize yönelik değildir.

Siklamen Özütünün Etki Mekanizması

Siklamen özütünün etkisinden sorumlu bileşen, bitkinin yumru kökünden elde edilen ve triterpenoid yapıda bir saponin olan siklamin‘dir. Saponinler yüzey aktif maddelerdir ve nazal mukozaya uygulandıklarında iki yolla etki ederler: mukoza yüzeyindeki gerilimi düşürerek nemlenmeyi ve musin salgılanmasını kolaylaştırırlar, trigeminal sinir uçlarını uyararak seromüköz salgı üretimini artırıp burun ve sinüs boşluklarında yoğun bir drenaj başlatırlar. Bu maddeler mukoza yüzeyinde tutunur ve kan dolaşımına geçmez; mekanizma sistemik değil, yereldir.

Kullanım Şekli ve Beklenen Etkiler

Nasodren® günde yalnızca 1 kez, her burun deliğine 1 püskürtme olarak uygulanır. Ürün toz ve çözücü olarak sunulur, kullanımdan önce karıştırılarak hazırlanır ve hazırlandıktan sonra buzdolabında saklanır. Uygulamadan sonra burunda kısa süreli bir yanma hissi ve hapşırma görülür; bunu bol miktarda sulu burun akıntısı izler.

Siklamen özütü içeren burun spreyi 30’dan fazla bilimsel çalışmada değerlendirilmiş ve EPOS2012 Avrupa Rinosinüzit Kılavuzu’nda Seviye A (Kanıt Düzeyi Ib, Öneri Derecesi A) ile yer almıştır. Kanıt tablosunun diğer yanını da aktarmak gerekirse: Cochrane sistematik incelemesi (Zalmanovici Trestioreanu, Barua ve Pertzov, 2018), akut sinüzitte Cyclamen europaeum özütünü değerlendiren 2 randomize kontrollü çalışmayı ve toplam 147 erişkin hastayı incelemiş, etkinliğin kesin olarak ortaya konması için daha fazla kanıta ihtiyaç olduğu sonucuna varmıştır. Aynı inceleme, siklamen kullanan katılımcıların %50‘sinde, plasebo kullananların %24‘ünde hafif yan etki (burun ve boğazda tahriş, hafif burun kanaması, hapşırma) bildirildiğini, ciddi yan etki görülmediğini kaydetmiştir.

Nasodren® Kullanılmaması Gereken Durumlar

  • Primulaceae familyası alerjisi olanlar — siklamen bu bitki familyasındandır.
  • 5 yaşından küçük çocuklar.
  • Gebelik ve emzirme dönemi — kullanmadan önce hekiminize danışın.
  • Kan sulandırıcı (antikoagülan) ilaç kullananlar.

Siklamen özütü hakkında ayrıntılı bilgiyi siklamen nedir sayfasında bulabilirsiniz.

Burun Akıntısı Hakkında En Sık Sorulan Sorular Nelerdir?

Sarı veya yeşil burun akıntısı antibiyotik gerektirir mi?
Hayır. Renkli burun akıntısı viral enfeksiyonlarda da sık görülür ve tek başına antibiyotik başlama gerekçesi değildir. Yeşil rengi veren madde bağışıklık hücrelerinin salgıladığı miyeloperoksidaz enzimidir; bu hücreler hem virüslere hem bakterilere karşı aynı şekilde harekete geçer. Karar, belirtilerin süresine ve seyrine göre verilir.

Burun akıntısı kaç gün sürerse normaldir?
Viral kaynaklı akıntı üçüncü günde en yoğun halini alır ve on gün içinde geriler. On günü aşan ve düzelme göstermeyen ya da beşinci günden sonra kötüleşen akıntı hekim değerlendirmesi gerektirir. On iki haftayı aşan akıntı kronik kabul edilir.

Tek taraflı burun akıntısı neden önemli?
İki taraflı akıntı çoğunlukla enfeksiyon veya alerji gibi genel bir nedene bağlıdır. Tek taraflı akıntı ise o burun deliğine özgü bir soruna işaret eder: çocuklarda yabancı cisim, erişkinlerde tek taraflı sinüzit, diş kaynaklı enfeksiyon, polip ya da nadiren kitle. Endoskopik değerlendirme gerekir.

Çocuğumun bir burun deliğinden kötü kokulu akıntı geliyor, ne yapmalıyım?
Bu tablo aksi kanıtlanana kadar burunda yabancı cisim olarak değerlendirilir. Çocuğun buruna bir şey soktuğunu görmemiş olmanız bu olasılığı dışlamaz; vakaların yaklaşık dörtte biri tesadüfen saptanır. Evde çıkarmaya çalışmayın, kulak burun boğaz uzmanına başvurun.

Su gibi berrak akıntı tehlikeli olabilir mi?
Genellikle alerji ya da viral enfeksiyona bağlıdır. Ancak akıntı tek taraflı, su gibi berrak ve öne eğilmekle belirgin şekilde artıyorsa, özellikle kafa travması öyküsü varsa, beyin omurilik sıvısı kaçağı açısından değerlendirilmelidir. Doğrulama beta-2 transferrin testiyle yapılır.

Geniz akıntısı ile burun akıntısı aynı şey mi?
Kaynak aynı, yön farklıdır. Burun deliklerinden öne akan salgıya ön akıntı, boğazın arkasından aşağı inene geniz akıntısı denir. Geniz akıntısı boğazda tahriş ve özellikle geceleri artan öksürük yaratır.

Sürekli burnum akıyor ama alerjim yok, neden?
Alerjik olmayan (vazomotor) rinit bu tablonun en sık nedenidir. Keskin kokular, sigara dumanı, ani sıcaklık değişimleri ve baharatlı yiyecekler tetikleyici olabilir. Kaşıntı bulunmaması ve antihistaminiklere yanıt alınmaması bu tabloyu alerjik rinitten ayırır.

Çocuklarda burun akıntısı için ilaç kullanabilir miyim?
Yaş sınırlarına dikkat edilmelidir: antihistaminikler 2 yaşın altında, burun açıcı ilaçlar 6 yaşın altında önerilmez. Bu yaş gruplarında tuzlu su damla ve burun aspiratörü temel yöntemdir. İlaç kullanımı hekim önerisiyle olmalıdır.

Burun Akıntınız İçin Ne Yapmalısınız?

Burun akıntısını değerlendirirken rengi bir kenara bırakın ve üç soruyu yanıtlayın: kaç gündür sürüyor, kıvamı nasıl ve tek taraflı mı?

On günden kısa süren, düzelme eğilimindeki akıntıda tuzlu su ile burun yıkama, ortam havasının nemlendirilmesi ve yeterli sıvı alımı çoğunlukla yeterlidir. Akıntıya kaşıntı, ardışık hapşırık ve göz belirtileri eşlik ediyorsa tablo alerjik olabilir. On günü aşan, beşinci günden sonra kötüleşen ya da on iki haftayı geçen akıntıda kulak burun boğaz uzmanına başvurun.

Tek taraflı akıntı ise her koşulda ayrı değerlendirilir: çocukta kötü kokulu tek taraflı akıntı yabancı cismi, erişkinde tek taraflı kanlı akıntı endoskopik incelemeyi, tek taraflı berrak ve pozisyonla artan akıntı ise BOS kaçağı araştırmasını gerektirir.

Burun ve sinüslerinizdeki tıkanıklık için doğal bir destek arıyorsanız, %100 doğal siklamen özütü içeren Nasodren® günde tek uygulamayla sinüslerin doğal boşalım mekanizmasını destekler. Nasodren®’i Türkiye’de 50’den fazla ilde, 200’ü aşkın eczanede bulabilirsiniz — size en yakın eczaneyi keşfedin.


İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir